Archive for the ‘Fenerbahçe Tarihi’ Category
Çarşamba, Mayıs 13th, 2009

İki pankart kalmış aklımda. İlki 1984’ten. Galatasaray şampiyonsuzluk hastalığından muzdarib. Sadece altı şampiyonluğu var ligde.
Beşiktaş ise 16 yıl süren şampiyonsuzluk senelerini tamamlayalı çok olmamış. Onun şampiyonluk toplamı da dört.
(daha fazla…)
Cuma, Nisan 24th, 2009

Önce iki alıntı. İlki “Beşiktaş” tarihinden.
“1903’te Osman Paşa’nın Konağında kurulan “Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü”nü yaratanlardan Fethi Bey, aynı zamanda Türk havacılığının ilk şehidi olan genç subaydır. Tophane Fabrikası Baş makinisti Abdurrahman Efendi’nin oğlu olup, İstanbul Ayazpaşa’da doğmuştur. 1907’de Bahriye Mektebi’nden üsteğmen rütbesiyle mezun oldu. Çocukluğundan beri bisiklete ve otomobile olan düşkünlüğü onu bir kulüp kurmaya yöneltmişti…”
(daha fazla…)
Cumartesi, Mart 28th, 2009

Yine bir haber yüzünden mutluluk zamanı. Duyduk ki, yaşayan efsane Lefter Küçükandonyadis’in heykelini yaptırmak için yola çıkmış Fenerbahçe’nin taraftar gruplarından CK (Cefakâr Kanaryalar). Fenerbahçe tarihinin Zeki Rıza Sporel’den sonra en çok gol atmış futbolcusu olan Lefter’in heykeli Şükrü Saraçoğlu Stadı’nın yakınlarına dikilecek.

Birkaç zaman önce paylaşmıştık Türkiye’nin ilk futbolcusu Fuat Hüsnü Kayacan’ın Lefter hakkındaki düşüncelerini. Kayacan’ın, “gençken Türkiye’nin en iyi futbolcusuydu” diye tanımladığı Lefter’in ölmeden onurlandırılması Türkiye’de pek de rastlamadığımız hareketlerden. (Malum, rahmetli Metin Oktay, ancak öldükten sonra bir mitosa dönüştürüldü. Vaktinde uğursuz geldiği töhmetiyle tribünlerden atılıp kolu kırılan rahmetli Karıncaezmez de yaşarken kadri bilinmeyenler arasındaydı.) Bu açıdan, Lefter’in yaşarken heykelinin yapılması, bunun düşünülmesi, düşünülebilmesi önemli gerçekten.
Bu vesileyle, Alpay’ın 1964’te çıkardığı 45’lik bir plağın (Norma Mia) arka yüzündeki şarkı da Lefter için bizden gelsin.
http://www.pisburun.net/gorisit/calgi/mactwist.htm
(Maç Twist adını taşıyan şarkıda “ver ver Lefter’e, yazsın deftere” tezahüratının yanısıra, Lefter’in şutunu Turgay’ın (Şeren) kurtardığı bir maç anlatımı da yer alıyor. Twist dansı modasını üç büyükler üzerinden futbola aktaran şarkı Arkadaşlar Grubu’na ait. Alpay’ın uzaktan akrabası Şanar Yurdatapan’ın kurduğu grupta, Durul Gence de yer alıyordu.)
PS: Kayıt için “pisburun” sitesine ve bu siteyi hazırlayan ekibe teşekkürler. Heykel kampanyasına ilişkin daha detaylı bilgi için bakınız lütfen http://www.lefterevefa.org/v1/index.php
Perşembe, Mart 26th, 2009

- “Baba” Hakkı Yeten’in 1930 yılında Beşiktaş’a transfer olabilmesi için gerekli olan parayı dönemin Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Ahmet Kara’nın ödediğini, Ahmet Kara’nın bu jesti, Türk futbolunun ilerlemesi için yaptığını, Baba Hakkı Yeten’li Beşiktaş’ın 1938-46 yılları arasında sekiz şampiyonluktan yedisini kazandığını biliyor musunuz? (Fotoğrafta, Beşiktaş’la Fenerbahçe arasında oynanan bir veteranlar maçının ardından omuzlara alınan eski tüfek futbolcu, Beşiktaş’ın efsane futbolcusu “Baba” lakaplı Hakkı Yeten. Baba Hakkı’yı omuzlayanlardan birisi bir başka Beşiktaş efsanesi olan rahmetli Şükrü Gülesin. Sağ arkada ise Fenerbahçe’nin efsanelerinden Halit Deringör görülüyor.)
- Galatasaraylı Naili Moran’ın (1908-1968) dört ayrı spor disiplininde şampiyonluk kazandığını biliyor muydunuz? Naili Moran 1927 ve 1931’te disk atmada Türkiye şampiyonu oldu. Galatasaray’ın ilk kez şampiyon olan basketbol takımında da oynayan Naili Moran, daha sonra boks yaptı. Fransa’da çıktığı ringlerde 22 maçtan 20’sini kazandı. Bir ara futbolculuk da yapan Naili Moran aynı zamanda Türkiye’nin şampiyon yüzücülerindendi.
- Fenerbahçe Spor Kulübü başkanlarından Şükrü Saraçoğlu’nun kızı Evin Saraçoğlu’nun Galatasaray Spor Kulübü’nün lisanslı sporcusunu olduğunu… Evin Saraçoğlu’nun 1951’de Lale Oraloğlu, Berin Tuç, Necla Evren ve dümenci Altan Karındaş’tan oluşan Galatasaray Bayanlar kürek Takımı’yla şampiyonluğa ulaştığını biliyor muydunuz?
- İlk ve tek maçını 1901’de oynayan ve kapatılmak zorunda kalan Black Stocking FC (Siyah Çoraplılar) oyuncuları arasında daha sonra Fenerbahçe’nin kuruluşunda yer almış ya da Fenerbahçe’de futbol oynamış tek bir oyuncunun bile bulunmadığını… Bu iddianın bir şehir efsanesi biliyor muydunuz?
Salı, Mart 24th, 2009

Türkiye’nin ilk futbolcusu kabul edilen Fuat Hüsnü Kayacan’la 1961′de yapılmış olan son söyleşi ekte.
“Fenerbahçe’de futbol oynamadım. 20 sene idari işlerde çalıştım. Tenis ve hokeyi Fenerbahçe’ye ben getirdim. Ramiz Bakanoğlu, ben ve üçüncüsünü hatırlayamıyorum ceza heyetinde idik. Osman Kavrakoğlu, Muvaffak Menemencioğlu için “kulübün paralarını yemiştir” diye bir kongrede iddiada bulunmuş ve ortalığı karıştırmıştı. Tahkikat neticesinde bu iddianın aslı çıkmadı. Kavrakoğlu’nu kulüpten kovduk. Bir müddet sonra bir kolayını bularak tekrar Fenerbahçe’ye giren Kavrakoğlu’nun ilk işi bana tecavüz oldu. Ben de eski kulübüm Galatasaray’a döndüm. Zaten evvelce Galatasaray’da 3 sene futbol oynamıştım. Şimdi burada Divan azası bulunuyorum.
“Eskiye nazaran gerek tesis, gerek teknik, gerek basının ve halkın alâkası bakımından sporda ilerleme olduğu muhakkaktır. Fakat eski bilgili ve oturaklı beyefendi idareciler hemen hemen yok gibidir. Nerede Ali Sami Yen, Yusuf Ziya (Öniş), Burhan Felek, Hamdi Emin Çap, Adil Giray, Muslih Peykoğlu, Galip Kulaksızoğlu, Şükrü Saraçoğlu, Fethi Tahsin, Hacı Bekir Ali Muhiddin, Sabri Toprak, Beşiktaşlı Şeref, Abdülkadir Karamürsel ve diğerleri?
“Eski sporcular kulüplerinden para almak şöyle dursun, hepsi tıkır tıkır aidat bile öderdi… İdareciler kulüplerini basamak olarak kullanıyor, renklerini istismar ediyorlar. Bu söylediklerim acı bir gerçektir maalesef. Bütün bu gerçeklere rağmen, halen en seviyeli kulübün Galatasaray olduğu da inkâr edilemez bir gerçektir. Fenerbahçe de eskiden Galatasaray’dan farksızdı. Sonraları iyi niyetli olmayan, art düşünceli politikacıların istilasına uğrayınca kalite bozuldu. Sporla politika asla bağdaşmaz.
“Yeni futbolcularda bir numaralı Metin (Oktay), iki Can (Bartu), üç Lefter’dir (Küçükandonyadis). Lefter yaşlandığı için üçüncü…. Kalede Turgay bir numara. Eskilere gelince. Kalede Cihat (Arman), beklerden Kadri, Ali, haflardan İsmet, Nihat (Aslan), Mehmet Reşat çok takdir ettiğim futbolculardır. Zeki (Rıza Sporel) oynamaz fırsat beklerdi. Onun için beğenmezdim. Alâettin’in (Baydar) çalımları bugün de yok. Leblebi Mehmet mükemmeldi. Bekir (Bombacı) ve Büyük Fikret (Arıcan) gibi ne geldi, ne de gelecek.”
Fuat Hüsnü Kayacan’ın milli takımı
“Bugüne kadar gelmiş geçmiş oyunculardan şöyle bir milli takım yaparım: Turgay Şeren (GS), Ahmet Berman (GS), Basri Dirimlili (FB), Mustafa Ertan (Muhafızgücü), Ergun Öztuna (FB) , Mehmet Reşat Nayir (FB), Leblebi Mehmet (GS), Lefter Küçükanyondanis (FB), Metin Oktay (GS), Bekir Refet (FB + Altınordu + Karlsruhe), Büyük Fikret Arıcan (FB).”
Pazar, Mart 22nd, 2009
 Türkiye'nin ilk futbolcusu kabul edilen Fuat Hüsnü (orta sırada en sağda) dönemin İstanbul Futbol Birliği Ligi Şampiyonu Kadıköy formasıyla. 1905-1906 sezonu. Orta sıranın tam ortasındaki üç sezon sonra beraber Galatasaray'a geçtiği takım arkadaşı Horace Armitage. Üst sıradaki iki sivil giyimli ise İstanbul Futbol Birliği Ligi'nin iki yöneticisi. Sağda Henry Pears, solda ise James Lafontaine.
Kimseler bilmezken daha futbolu. Yaşayan ilk futbol kulübünün ilk kurucusu Ali Sami henüz daha seyretmemişken hayatında bir futbol maçı. O, Fuat Hüsnü, oradaydı. Çayırlarda. Üstünde gösterişli bir forma ve şort. Ayaklarında göğe çalan yeşil renkli (tirşe rengi) futbol ayakkabıları. Türk olduğunu ele verir Osmanlı bıyıklarıyla. Çayırlarda, o iptidai futbol sahalarında.
(daha fazla…)
Cumartesi, Mart 21st, 2009

Çok yıllar önceydi. Fenerbahçe henüz elli yaşındayken Rüştü Dağlaroğlu bir kitap yazmıştı kulübün 50 senesini anlatan. Orada bir bölüm kaleme aldı rahmetli Dağlaroğlu, “Fenerbahçe’nin Türk Sporundaki Hususiyetleri” başlığını taşıyan.
(daha fazla…)
Perşembe, Mart 5th, 2009

Bir haber okudum mutlu oldum. Fenerbahçe’nin kanımca gelmiş geçmiş en önemli yöneticisi Mustafa Elkatipzade ölümünün 42’nci yılında mezarı başında rahmetle anılmış. Anma törenine Fenerbahçe Spor Kulübü Yüksek Divan Kurulu Başkanı Yüksel Günay ve yönetimden Tahir Perek de katılmış.
(daha fazla…)
Pazar, Mart 1st, 2009
 Constantinople Football Asociation League (İstanbul Futbol Birliği Ligi) 1905-1906 sezonu şampiyonu Kadıköy takımı. Orta sıranın en sağında ilk Türk futbolcusu Fuat Hüsnü, ortasında ise Horace Armitage görülüyor. Bu iki futbolcu bir Türk takımını ilk kez şampiyon yapmak için Galatasaray'a katılmışlardı 1908 yılında. Üst sırada sağdan üçüncü sivil giyimli yönetici ise İstanbul Futbol Birliği Ligi'nin kurucusu Avukat Henry Pears.
Türkiye futbol tarihinde yanıt bulması gereken sorulardan biridir. 1901’de Black Stocking FC (1) , oynadığı ilk ve tek karşılaşma sonucunda kendini feshetmek zorunda kalırken Galatasaray 1905’te nasıl kurulabildi? Ve de bir futbol kulübü olarak nasıl ayakta kaldı, kalabildi?
(daha fazla…)
Cuma, Şubat 27th, 2009

Kocaelispor karşılaşmasının görünmeyen, ama aslında en dramatik olan sonucu aynı ruh haliyle kalması durumunda Galatasaray’ın Bordeaux maçını da muhtemelen kaybetmiş olmasıydı. Bu maçın ardından Florya’da bazı değişiklikler oldu. (Evet bazı, çünkü sadece bir teknik direktör değişikliği değildi aslında yapılan.) Böylece Galatasaray aynı aktörlerle ama başka bir kurguyla yeni bir film çekme işine soyundu.
Ama bu değil, yazının konusu. Galatasaray’ın geçmişini gösteren kalın Avrupa cildinin yeni bir sayfası olarak tarihe geçecek Bordeaux maçının taktik analizi olacak konu. Ne adına peki? Elbette futbola sadece futbol olarak bakmak adına.
(daha fazla…)
|
|