Archive for the ‘Galatasaray Lisesi’ Category

12 Eylül 1980: Galatasaray Baharı ve bitmeyen yara

Cumartesi, Eylül 12th, 2009

12eylul

 

Kemal Suman Abimiz bir kitap yazdı Bitmeyen Mektep adlı. Galatasaray Lisesi’ne ilişkin anılarını derledi Bitmeyen Mektep’te.

 

Bu yazının konusu Bitmeyen Mektep değil. 1964 yılı mezunu Kemal Abi’nin kitapla ilgili olarak Cumhuriyet Gazetesi’nin Kitap ekine verdiği söyleşide kullandığı iki cümle.

 

Cumhuriyet Gazetesi’nden Gamze Akpınar soruyor: “Okulun tarihi bir yerde ülkenin de tarihi gibi… Kesişmeleri, birbirlerine değmesi, gerilimleri az değil. Toplumsal, siyasal olayların gün geliyor göbeğinde kalıyor ve/veya yer alıyor Galatasaray. Kurulu olduğu yer itibariyle bu bağlamda da hayli gözleme haiz…

Bir 6-7 Eylül olaylarını sade bir o kadar da etkili dille anımsatmanız mesela… Bu hali, böylesi kilometre taşı olayları örnekler misiniz kendinizi de çatıya yerleştirerek? Siyasi baskılar, iktidar değişimleri böyle köklü okullar için hiç kuşku yok ki bir kâbus olsa gerek… Bu bağlamda okulun tarihinde neler yaşandı/yaşadınız?”

(daha fazla…)

Tarih: Gayın-Sin ve Avusturya Lisesi logosu

Perşembe, Ağustos 27th, 2009

 SG

 

Elbette bir paranoya sayılmamalı şunu söylemek: Tarihini bilmeyenlerin Galatasaray’a ve tarihine saldırmaları şaşırtıcı değil artık. Bir de serde cehalet varsa hiç değil.

 

Bir süreden bu yana bir iddia geziniyor sanal âlemde. Deniliyor ki Galatasaray logosunu Sankt Georg Avusturya Lisesi’nde aldı. Kanıt olarak da yukarıdaki logo gösteriliyor.

(daha fazla…)

Galatasaray: 94 yıldır yerine getirilmeyen vasiyet

Çarşamba, Haziran 3rd, 2009

hasnun_galip
Galatasaray’ın Çanakkale şehidi futbolcusu Hasnun Galip

 

 

 

 

 

Önemli tarihleri vardır Çanakkale’nin.

Mesela büyük deniz savaşının yaşandığı 18 Mart. Mesela kara savaşlarının başladığı 25 Nisan.

 

Mesela 19 Mayıs. Yanlış planlanmış ve yanlış yönetilmiş bir saldırı sonrasında 4 bini aşkın Osmanlı evladının toprağa düşüp kalkamadığı, zayiatın 10 bine ulaştığı 19 Mayıs.

 

Mesela Zığındere’de, kara savaşlarının en kanlısının yaşandığı ve Osmanlı kayıplarının 16 bine ulaştığı 28 Haziran ve sonrası.

 

Mesela, siper içinde büyük boğuşmalara karşın Kanlısırt’ın düştüğü 6-7 Ağustos.

 

Mesela 10 Ağustos. Müttefik Ordusu Başkomutanı General Sir Ian Hamilton’ın, raporuna “bu boğuşmayı yazıyla anlatmak mümkün değildir” diye not düştüğü Conkbayırı saldırısının tarihi.

 

Mesela son büyük kara savaşı kabul edilen II. Anafartalar Savaşı’nın yaşandığı 21 Ağustos.

 

(daha fazla…)

Tarih: Galatasaray’ın elde ettiği tek sonunculuk

Salı, Mayıs 12th, 2009
nis05

Galatasaray'ın ilk sporcularından ve Türkiye'nin önde gelen ilk ressamlarından Namık İsmail'in I. Dünya Savaşı'nda görev yaptığı Doğu Cephesi'ndeki tifüs salgınından ölümleri işlediği yağlıboya resmi. Galatasaray futbol takımı Rus cephesinde görev yapan sol beki Abdurrahman Robenson'u 1915'te lekeli tifüsten kaybetmişti.

Sene 1917’ydi. Çanakkale Zaferi’nin yarattığı ümitler çoktan sönmüş, İngilizler Bağdat’a girmiş, Filistin’de de hâkimiyeti ele geçirmek üzereydiler artık. Ayrıca dönemin en moda devleti ABD de savaştaydı.

 

“Hey onbeş onbeşli” türküsünün yakılmasına neden olan 1315 (1897-1899) doğumluların silah altına alınmalarının üzerinden iki yıl geçmişti. Sultani mekteplerinin, yani liselerin 10’uncu sınıflarında okuyanlar da askere alınmışlardı. Bu yüzden sadece dört tane mezun verebilmişti Galatasaray Lisesi 1916’da. Silah altına alınanların arasında daha sonra Galatasaray Spor Kulübü’nün başkanlığını yapacak olan Saim Gogen ve Refik Selimoğlu gibi Galatasaraylılar da vardı.

 

(daha fazla…)

Galatasaray’ın kurucuları: Ağlamadan, dillerim dolaşmadan…

Salı, Mayıs 5th, 2009
2

Galatasaray'ın ilk ve gerçek kurucularının neredeyse hepsi bu fotoda. Sol üstten başlayarak, Mazhar (Arat), Asım Tevfik (Sonumut), "Sütçü" Milo Bakiç, Refik Cevdet (Kalpakçıoğlu), "Ayı" B. Nikolof. Orta sıra, Abidin (Daver), Ullah Tulyos, Bekir Sıtkı (Bircan), Nuri, "Şehit" Celâl İbrahim, Kamil (Kulaksızoğlu). Oturanlar, Tahsin Nahit, Ali Sami (Yen), Emin Bülend (Serdaroğlu), Reşat Şirvanizade, Mehmet Ali (Tamay). Fotoğrafta sadece Milo'nun kardeşi Pol Bakiç yok. Bir de, ilk Türk futbolcusu kabul edilen Fuat Hüsnü'nün ağabeyi Hüseyin Hüsnü (Kayacan).

 

Kurucular listesi. Galatasaray’ın kül tutmaz, tütün kabul etmez bir yarasıdır bu. Yokluktan değil ama, varlıktan. Çünkü üç-beş değil, çok sayıda kurucusu var Galatasaray’ın. Sorun da biraz bundan kaynaklanıyor. Biraz meseleye politik bakmaktan, biraz da ahde vefayı unutmaktan. Ama en temel neden, Galatasaray adını mektebin dışına çıkarıp Beykoz’dan Papazınbağı Çayırı’na kadar yayanların, kurucu olmak şerefini büyük kıskançlıkla kimseyle paylaşmak istememeleri. Kurucular listesinde yer almanın gönül rahatlığı içinde son nefeslerini vermek istemeleri.

 

(daha fazla…)

Refik Halid Karay’dan Türkiye futbolunun ilk dönemine ilişkin anılar

Pazartesi, Mayıs 4th, 2009
dsc00061

Refik Halid Karay'ın sürgüne gönderildiğinde bir ara kaldığı Sinop Cezaevi'nin görünüşü. Benzer dönemlerde bir başka 150'lilik olan Galatasaraylı Refii Cevdet (Ulanay) ve bir dönem Galatasaray Lisesi'nde öğretmenlik yapan Türkiye Komünist Partisi'nin kurucusu Mustafa Suphi de Sinop Cezaevi'nde kaldılar. Sabahattin Ali meşhur şiirini bu cezaevinde Karadeniz'e bakarak yazmıştı. "Dışarıda deli dalgalar, gelir duvarları yalar. Beni bu sesler oyalar. Aldırma gönül aldırma."

 

Refik Halid Karay. Hürriyet ve İtilaf yanlısı olduğu için ne İttihatçılar’la yıldızı barıştı ne de Cumhuriyetçilerle. Bu yüzden onun payına hep sürgün düştü. İlk olarak İttihat Terakki döneminde Sinop’a gönderildi sürgün olarak. (Çorum, Bilecik ve Ankara’ya gönderildi daha sonra.) Mütareke Dönemi’nde Kurtuluş Savaşı’na aykırı yazıları nedeniyle de 150’lilikler listesine alındı. Bu yüzden de 1922’den sonra yurt dışında yaşamak zorunda kaldı, ta 1938’e dek.

 

(daha fazla…)

Bir öykü: Galatasaray’ın neferi Şehit Celâl İbrahim

Cuma, Mayıs 1st, 2009
1

1909-1910 şampiyonu Galatasaray. Oturanlar içinde en ortadaki Şehit Celâl. Solunda bir başka şehit İdris. Sağındaki ise ilk Türk futbolcusu Fuat Hüsnü.

 

Bir zamanlar bir futbolcusu vardı Galatasaray’ın. Kulübün dört numaralı kurucusuydu. Celâl İbrahim’di adı, lakabı ise “Kürt Celâl”. Yıllar boyunca sarı-kırmızı formaya bir nefer gibi hizmet etmişti. Ta ki toprağa düşene dek. Zamansız ve mezarsız.

 

(daha fazla…)

Galatasaray’ın 3 kurucusu: Bilinmeyen başka bir 3 silahşör hikâyesi

Perşembe, Nisan 9th, 2009

 

Galatasaray futbol takımının bilinen ilk fotoğrafı. Oturanlar içinde soldan ikinci ve üçüncü Galatasaray'ın kurucuları Ali Sami ve Emin Bülend. Ayakta soldan ikinci diğer kurucu Asım Tevfik. Bu üçü hayatlarının sonuna kadar birbirlerine bağlı kaldılar, üç silahşörler gibi.

Galatasaray futbol takımının bilinen ilk fotoğrafı. Oturanlar içinde soldan ikinci ve üçüncü Galatasaray'ın kurucuları Ali Sami ve Emin Bülend. Ayakta soldan ikinci diğer kurucu Asım Tevfik. Bu üçü hayatlarının sonuna kadar birbirlerine bağlı kaldılar, üç silahşörler gibi.

 

 

Bir numaralı kurucu Ali Sami Yen, Cumhuriyet’e geçişle birlikte, yaşam gailesine daha çok bulaşmak zorunda kalmış bir insandı. Tıpkı iki ve üç numaralı kurucular Asım Tevfik Sonumut ve Emin Bülend Serdaroğlu gibi. Bu yüzden üç eski dost, yıllar geçtikçe birbirlerine daha çok sarıldılar. Üç silahşörler misali.

 

 

(daha fazla…)

Tarihte bugün: Galatasaraylı Celal İbrahim şehit düştü

Salı, Mart 24th, 2009

celal-ibrahim

Galatasaray Spor Kulübü’nün kurulduğu ilk günden Birinci Dünya Savaşı patladığında gönüllü olarak orduya yazıldığı güne kadar, biri hariç tüm maçlarda oynayan futbolcusu Celal İbrahim 24 Mart 1917′de Bağdat’ta şehit düştü.

 

Irak’ta görev yapan Müstakil Süvari Alayı 1. Bölük’te yedek subay olan Teğmen Celal İbrahim Galatasaray Spor Kulübü’nün dört numaralı kurucusuydu. Mekteb-i Sultani 1909 dönemi mezunu olan 646 numaralı “Kürt” Celal, savaşa katıldığında Galatasaray Kulübü’nün Futbol Birinci Takımı’nın kaptanıydı. Eski tabirle sol hafbek (ortasaha) oynamasına karşın golcü bir futbolcuydu.  7-0′lık Fenerbahçe maçında dört gol atmıştı.

 

Birinci Dünya Savaşı’nın patlaması üzerine 1 numaralı gönüllü olmak için Askerlik Şubesi’nin önünde geceleyerek Ordu’ya bir numaralı gönüllü olarak katılan Celal İbrahim, Irak’tan önce Çanakkale’de görev yapmıştı.

 

Galatasaray Spor Kulübü’nün beşinci şehidi olan Celal İbrahim’i saygı ve rahmetle anıyoruz.

Fenerbahçe: “Önce onlar vardı, sonra biz” demenin türlü yolları

Cumartesi, Mart 21st, 2009

giris

 

Çok yıllar önceydi. Fenerbahçe henüz elli yaşındayken Rüştü Dağlaroğlu bir kitap yazmıştı kulübün 50 senesini anlatan. Orada bir bölüm kaleme aldı rahmetli Dağlaroğlu, “Fenerbahçe’nin Türk Sporundaki Hususiyetleri” başlığını taşıyan.

 

(daha fazla…)