Archive for the ‘Portre’ Category

İlker Ateş: Kalıbının adamı kalıp değiştirdi

Cumartesi, Kasım 7th, 2009

630053664

 

Kendisiyle çalışmadım hiç. Ama hep adam gibi adam olduğunu duymuştum etrafımdan.

 

Televizyon kanallarının devlet tekelinde olduğu dönemlerde en etkili spor gazetecilerinden birisiydi. Kanallar çoğalıp seviye azalınca o da biraz geri plana geçti azar azar. Tâ ki varlığıyla yokluğu yavaş farkına varılmamaya başlayınca kadar. En son bir otobüs durağında görmüştüm onu, yetiştirdiği gazeteciler benzerleri olmayan otomobillere binerken.

 

“Ölmüş” dediler bugün haberler İlker Ateş için. Kalıp değiştirdi oysa.

Mustafa Sarp: Muzaffer olacak çocuk

Perşembe, Eylül 24th, 2009

B_e6804f5ec58aad27f976043787bb6536

 

Bir ikinci bahar aşkıdır Muzaffer Sipahi’ninki. Geç kavuştu Galatasaray’a, son baharında. Sarıldı, sıkıca sarıldı ama kış günleri gelip çatınca doyamadan veda etmek zorunda kaldı Galatasaray’a.

 

Geç bir yaşta, 28’inde giyebildi Parçalı’yı ilk defa Muzaffer Sipahi. Giyer giymez de bütün çocukların ezberlediği efsane kadronun demirbaşı oldu bir anda. İlk sezonunda zafer kazanan Nihat, Ali, Ergün, Muzaffer, Talat, Turan, Mehmet, Ayhan, Gökmen, Metin, Uğur’lu kadronunun Muzaffer’iydi o…

(daha fazla…)

Bir 13 Eylül: Metin Oktay Galatasarayı’na rastlayınca

Pazar, Eylül 13th, 2009
11150046

Metin Oktay Taçsız Kral filminde eski eşi Oya Sarı'yı canlandıran Ajda Pekkan'la.

 

1954 yılında Almanya’da gerçekleştirilen Dünya Gençler Şampiyonası’nın dönüşünde gazeteci Orhan Vedat Sevinçli’nin uçaktan iner inmez Metin Oktay’ı Beşiktaş Jimnastik Kulübü’ne götürdüğü biliniyor. Bilinmeyen Metin Oktay’ın çocukluğunda Beşiktaş’ı tutup tutmadığı. Belki Yün Mensucat’ın henüz 18’inde olan genç golcüsü Metin Oktay’ın gönlünde Beşiktaş yatıyordu o günlerde. Belki de gazeteci Orhan Vedat Sevinçli Kartal aşkı nedeniyle götürmüştü Metin’i Beşiktaş’a. Kimbilir?

 

Bilinen, dönemin Beşiktaş yöneticisi Sadri Usuoğlu’nun Metin Oktay’ın beş yıl karşılığında altı bin lira istemesi karşısında inanılmaz kızdığıdır. “Ben o parayı Recep’e vermedim be! Sen kim oluyorsun. Bir Recep Adanır mısın yani?”

 

(daha fazla…)

Bir futbolcunun anatomisi: Galatasaray’ın Mustafa’sı, Mustafa Sarp’ı

Pazartesi, Ağustos 31st, 2009

B_b94542c08a93230dd3b93998bff49543

 

Bir ad dolaşıyor futbol göklerinin bulutlarında, futbolseverin ağzında. Mustafa Sarp bu adın sahibi. 2004-2005 sezonundan bu yana süper ligimizde oynamasına karşın hanidiyse 29 yaşında keşfedildi Sarp. Yani eskilerin neredeyse emekli olduğu yaşlarda.

 

Dördü bulan TSL yılları içinde bir kez ulusal takıma seçilmesi dışında neredeyse dikkat çekmedi pek. O ise, medyanın ve futbol alimlerinin projektörleri üzerine çevrilmeden oynadı futbolunu sessiz sedasız. Tuhaf. Oyunundan çok, futbol piyasamızın ortalamasının bariz üstünde olan akıcı ve düzgün Türkçesi’yle dikkat çekti daha fazla. Çünkü bir söz ustası Sarp. Oysa ki asıl ustalığı futbolda. En çok da onda.

 

Sessiz, sedasız ve bonservissiz geldiği Galatasaray’da yeniden seçildi ulusal takıma geçen hafta. Çoğu insan, özellikle de dünyaya tuttukları takımların renkleriyle bakanlar, üç büyüklerde oynamasına yoracaktır ulusal takıma seçilmesini bir Türkiye kolaycılığıyla. Ama öyle değil işte dostlar. Çünkü çıplak gözle seyrederken sahada, bir bakışta farkedilemeyen yetenekler var bu çocukta.

(daha fazla…)